Skip to content

insane asylum

August 12, 2007

hayatı masal kitabı zannedip bana anlat diyebilen.. sonra masallar üzerine kapandı diye..

sadece bi gün yaşayacaklarını bildiği kelebeklerin ışığa hapsedilişlerini izledikten sonra gördü siyak köpeği.. zannetti ki görebileceklerinin en kötüsüydü o köpek.. siyahlığıyla.. ruhsuzluğuyla..

martıların yalan olamayacağını düşünebilecek kadar çocuk muydu.. öyle çocuk kalmasının güzelliği nasıl o kadar acıtırdı? martı çığlıklarını insan kahkahalarına sadece tek bi kişi benzetir sanarken.. martıya neden yalan derdim ki.. gülüşleri yalan insanlara bu kadar benzer gülebildikleri için belki.. tam hatırlamıyorum..

hep yapamadıklarının acısını yaşarken aklına gelmiş kelebeklerin ışığa mahkum oluşları.. gözleri daha yeni açılırken ilk defa ağlamak yerine gülmeye yaklaşmış.. biri ağlasın diye ona vurana kadar.. can acısını bırakıp sona ersin diye ağlamış sonra.. martılar gibiymiş sesi.. yalandan..

yalan gözyaşlarını akıtıp kendi istediği kadar.. elleri durmadan kelimeler bulup yerleştirdi.. artık yazmanın neden anlamsızlaştığını anlatmaya çalışırken.. çöp arabaları geldi aklına.. arkasına tutunup buldukları her çöp torbasını içeri sallayan adamlar geldi.. bu defa onları göremeycek olmanın.. anlatmaya başlayamadım.. çok zaman geçmişti..

değiştirilemeyecek olmanın verdiği martı mutluluğuna bakıp eskiden aynadakine ağladığım bikaç an öncesine döndüm.. gülmekle ağlamak arasındaki benzerlikten başlamak istedim.. ama daha başındaydım.. yapamadım..

 

 

 

Advertisements

From → Uncategorized

Leave a Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: