Skip to content

There and back again

February 8, 2012

Mümkün olan her platformda bir blog sahibi olmanın en güzel yanı, bu blogların bir kısmı kapalıyken diğer kısmını açık tutabiliyor olmak. Ben de bu avantajımı kullanıp bu blogu başka amaçlarla kullanmaya karar verdim çünkü sanırım bundan büyük keyif alıcam.

Bu blogun önceki kısımlarında yazdığım çok eski yazılar var. Sanırım 2008e kadar giden şeyler. Sırf kıyamadığımdan silmediğim yazılar. Onların burdan sonrasıyla alakası olacağını düşünmüyorum bile. Ama yine de dursunlar, siz de görürseniz yadırgamayın.

O zamann:))

Garip yönlerimden biri de şu, ne zaman bir filmin çıkacağı tarihi görsem ve filmi izlemek istesem ‘ya o tarihe kadar başıma bişey gelirse’ diye endişelenir dururum. Öldükten sonra çıkacak filmleri izleyemeyecek olmamız büyük haksızlık bence. Tabi bugüne kadar hiç ölmedim, ama öyle olsaydı mesela bu seneki akademi ödüllerinin kime gideceğini de hiç öğrenemeyecektim. Yada ne bileyim, 2012de çıkacak olan filmleri izleyemeyecektim. Çok tatsız.

Bütün bu saçma girişten sonra kendime daha fazla acı çektirmeyip o filmlerin ne olduğu konusuna geliyorum..

The Hobbit: An Unexpected Journey:  Bu filmin çıkacağını  duyduğumdan beri epey zaman geçti ama ilk başta üç boyutlu olacak diye duymuştum. Gerçekten de öyleymiş. Yine de türkçeye çevirisi rezalet olan kitabını da okuduktan sonra dümdüz göreceğim üç boyutlu filmini de izlememek için bir sebep göremiyorum. 

Men In Black III: Sanırım bunların ilkini izlediğimde ortaokuldaydım. Çok iyi hatırlamıyorum. Okulda ingilizce hocamız vardı, Christopher Hambley. Derste bize bunları izletirdi. O zamanlardan beridir yenisinin gelmesini hiç beklemiyodum ama beklenmedik şeyler oldu. Bu film belli bir yaşın üstündeki herkese benzer şeyler hissettirmiştir eminim. O yüzden uzatmıyorum..


The Great Gatsby: Aradan zaman ve filmler geçtikçe Leonardo Di Caprio’nun film seçmekte baya iyi olduğunu kabul ediyorum. (Kendisi aynı zamanda çocukluk aşkımdır) Ama buna rağmen bi oscar vermediler ya adama valla hayret..  Bu da Scott Fitzgerald romanından uyarlanan bir film. Fragmanı yok ama olsun. En azından bir resim var piyasada.

The Dark Knight Rises: Bu filmle ilgili anlatılacak bir şeyim yok.  Bir an önce gelmesini istiyorum artık. İçinde biyerde catwoman olarak Anne Hathaway – ve gereğinden büyük ağzı-  da varmış. Sanki Halle Berry kadar olabilirmiş gibi..

 

Skyfall (007): Yeni bi James Bond filmi olması güzel evet. Ama bu filmle ilgili de pek bişey yok ortada henüz. Sonra düşündüm.. Ne kadar kötü olabilir ki..

Great Expectations: Bi kere bu filmde Helena Bonham Carter var. Charles Dickens romanından uyarlanacak filmde Miss Havisham’ı oynayacak ve kitapta Miss Havisham’ın yaşı tam olarak belirtilmiş olmasa bile 45 yaşındaki Helena Bonham Carter bu rolde oynayacak en genç kadın olacak. Bu filmin de bir afişini veya fragmanını bulamadım ama şu aşağıdaki resmi buldum ki kendisi benim için yeterli..

The Avengers: “We have a hulk”

Ice Age 4: Continental Drift: Yeni bi ice age ne demek farkındasınız değil mi? Yine o fındık gibi şeyin peşinde koşan aptal hayvanı izleyebilmemiz demek. Nihaha:)

Coriolanus: Benim gözümde Voldemort vs. Leonidas demek bu film. Bilmem anlatabiliyor muyum???

Lincoln:Bu filmi Abraham Lincoln isimli vampirli filmle karıştırmayın çünkü ikisi farklı filmler. Misal bu filmle Daniel Day-Lewis var, öbüründe yok. Bunda ayrıca Joseph Gordon-Levitt (500 days of summer’dan hatırlarsınız) ve Tommy Lee Jones da var. Henüz afişi, fragmanı şusu busu olmadığından filmin soğuk savaş sırasında kuzeye giden 16. başkanla alakalı olması dışında hiçbir şeyini bilmiyoruz. Ama sanırım bu oyuncularla istese de kötü olamaz.

Anna Karenina: Lisedeki ödevlerimi hatırlıyorum nedense. Keira Knightley oynayacakmış. Güzel olur heralde. Sanırım. Yani kesin..

The Amazing Spiderman:

 

The Raven: Ve son olarak da bu film, içlerinde en merak ettiklerimden. Edgar Allan Poe’nun hayatının son günlerini de bağlaması nedir yani anlamam lazım..

 

İşte hevesle beklediğim filmler bunlar. Arada atladıklarım varsa da bilemiyorum. Geçmişle alakalı filmlere veya esasen mümkün olmayan şeyleri anlatan filmlere düşkünlüğüm sebebiyle çok objektif de sayılmam.

Enjoy..

Advertisements

From → Uncategorized

Leave a Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: